Tarih Öncesi Çağların Anlamı Nedir? – Ne Var Ne Yok?
Hepimiz o kadar hızlı yaşıyoruz ki, bazen tarih öncesi çağlar ne demek, neyi ifade eder falan unutur gibiyiz. Bugün sabah işe gitmek için uykulu bir şekilde gözlerimizi araladık, birçoğumuz kahve içmek için son dakikaya kadar bekledik, bazılarımız ise sosyal medyadan sabah sabah “yeni gün yeni ben” paylaşımları yaparak geçtik. Ancak tarihteki gerçek yeni başlangıçlar hiç de böyle değildi. O zamanlar, sabahları “yeni bir ben” demek ne demekti? Her şey tarihin sıfır noktasında şekillendi. Ve bu sıfır noktasına, yani tarih öncesine dalış yapmanın tam zamanı.
Tarih Öncesi Çağlar: Bir Yabancı Dünya
Tarih öncesi çağlar denince aklımıza genelde bir grup mağara adamı, taş devri, kocaman çeneli insanlar, zırh yapmadan koşan vahşi hayvanlar falan gelir. Ama aslında durum biraz daha karmaşık. Yani, sanki İzmir’de sabah 7’de başlayan trafikle, 1 saatte vardığın ofisteki ruh halin arasında bir bağlantı var. Nasıl mı? Şöyle:
Tarih öncesi çağlar, tarihin yazılmadığı dönemi ifade eder. Yani, kimse “Facebook’a şunları yazmışım, bir zamanlar 2015’te şu mekanda eğlenmiştik” diye bir hatıra bırakmamış. Her şey yalnızca taşlar, kemikler ve bazen de… hayvan izleriyle kayıt altına alınmış! Bu dönem, bizim için tamamen gizemli, çünkü insanlar o zamanlar yazı falan bilmiyordu. Ama bizler şimdi bu çağları anlamak için onları nasıl inceleyeceğiz? Ha, bir de tabii sosyal medyada taş devri reklamlarıyla buluşmuşsundur belki, o ayrı bir mesele!
İnsanın İlk Günleri: Ne Oluyor?
İzmir’de yaşayan 25 yaşındaki, çok gezen ama içten içe her şey hakkında filozofça düşünen bir adam olarak, tarih öncesi çağların anlamını bazen şöyle düşünüyorum: Koca bir boşluk. Gerçekten! Yani bugünkü kadar teknolojiye sahip olmayan insanlar, hayatlarını nasıl idame ettiriyordu? Biraz hayal gücüyle bakacak olursak, şu diyaloglar belki de 100 bin yıl önceki bir mağarada geçiyor olabilirdi:
Birinci mağara adamı: “Eee, taşlar da bir iş görmüyor, ağaçları kazıp ev yapabilir miyiz?”
İkinci mağara adamı: “Vallahi ben de o kadar taş kullanarak bir şey yapamayacağım, bari balta icat edelim!”
Birinci mağara adamı: “Evet ama bir de ateşi bulmamız lazım, ne de olsa kış geliyor.”
İkinci mağara adamı: “Ateş… Peki ya bir masa üstü bilgisayar fikri? Hadi gel, bir deneyelim.”
Tabii, gerçek dünya böyle işlemiyordu, ama günümüzün teknoloji meraklıları olarak taş devrini hep bir adım önde düşünme eğilimindeyiz. Ya da belki de biz, sadece “benim dilimde her şey tarih öncesi” diye geziyoruz. Yani, bir açıdan bakarsak, o eski çağlarda insanlar hiç kimsenin tanımadığı “kavramlar” etrafında dönüyordu. Şimdi ise Twitter’da “#TarihÖncesiÇağlar” diyoruz, herkesin anlayacağı şekilde.
Tarih Öncesi Çağlar ve İnsanlık
Tarih öncesi çağların anlamı nedir? Burada önemli olan bir nokta, insanlığın ilk adımlarını atarken, her şeyin somut olarak el yordamı ile ilerlemiş olması. Gözlemler, doğa, hayvanlar… Bu ilk insan grubu belki de İzmirlilerin en yoğun sabah trafiği kadar karmaşık bir yaşam içindeydi. Ama bir farkla: Trafik sıkışıklığından memnun değillerdi!
Bundan yıllar sonra biz, arkeologların kazı yaptığı yerlerden bir kemik bulup “Evet, burada yaşayanlar bundan 40 bin yıl önce de sabahları o zamanın trafik çilesiyle başa çıkıyordu!” diye yorum yapabiliyoruz. Tarih öncesi çağlarda, insanın doğayla uyumlu bir şekilde yaşaması gerekiyordu. Tabii, bir de her sabah uykusuz kalkıp, kahvaltıdan önce bir şeyler yapmak… Yani, bu tür devrimler o dönemde yaşanmış olabilir. Ama kahvaltının yerini belki de sadece bir avlanma çabası alıyordu!
Tarih Öncesi Çağlar: Taş Devri, Tunç Devri, Demir Devri
Zaten tarih öncesi çağlar genelde şu dönemlere ayrılır: Taş Devri, Tunç Devri ve Demir Devri. Şimdi biraz düşünelim, Taş Devri’nde yaşayan biri sabah uyandığında aklına ilk gelen şey neydi? Benim gibi sabahları kahve içmek mi, yoksa sabah avlanmaya mı çıkmak?
Taş Devri: O dönemde insanlar genelde taşlarla bir şeyler yapmaya çalışıyorlardı. Taşlardan aletler yaparak hayatlarını idame etmeye çalışıyorlardı. Düşünsenize, sabahın köründe evin dışına taşları dizip “Ben bu taşlarla şunu yaparım, bunu yaparım” diyen bir adam var. Beni düşününce, taş devrinde de her şey taş ve toprak arasındaydı, ama “ne yapalım, bu da bizim kaderimiz” diyerek yaşadılar.
Tunç Devri: Sonra tunç devri geliyor. Artık taşlar biraz daha az, çünkü insanlar tunçtan aletler yapmaya başlıyorlar. Bu gelişme de demek oluyor ki, tarih öncesi çağlar insana daha fazla şey sunuyor. Eğer ben bu dönemde yaşamış olsaydım, kendimi rahatça “eyvah! Acaba yeni gelen tunç teknolojisinde ben de kendime bir iş bulabilir miyim?” diye düşünürken bulurdum.
Demir Devri: Son olarak demir devri var. İnsanlar, taşlarla yaptıkları her şeyin ardından demirle çalışmaya başlıyorlar. İşte, şimdi işler iyice karıştı. Düşünsenize, bir de demir devrine ait bir sosyal medya paylaşımı olsa, mesela: “Bugün demirle ilk defa çalışmaya başladım, bakalım nasıl olacak? #YeniTeknoloji”
İnsanın Evresel Gelişimi: Geleceğe Bakış
Şimdi geleceğe doğru bakmak gerek. Biliyorum, tarih öncesi çağlar dediğimizde aklımıza genellikle taşlar, kemikler, mağara duvarları falan gelir. Ama insanlık, o günden bugüne kadar ne kadar ilerledi, değil mi? Bugün artık neredeyse her şey dijital ortamda kayıt altında. Ama her şeye rağmen, bazen düşündüğümde… Ya zamanla sadece sosyal medyada “tarihin başı” falan konuşulacaksa?
Düşün ki, tarihçiler 300 yıl sonra bizim zamanımızı anlatırken, “İnsanlar o dönemde sabahları uyandıktan sonra Instagram’da hikaye paylaşıp kahve içmeye karar verdiler. Sonra bir tweet attılar, işte hayat böyleydi!” demeye başlayacaklar. Biz de tarih öncesi çağlar gibi, bir yerlerde taşları yerleştirip “Bu çok derin bir şeymiş, ne yapalım, sabahın köründe buradayız!” diye düşüneceğiz.
Sonuç: Tarih Öncesi Çağların Anlamı Nedir?
Tarih öncesi çağlar, aslında sadece insanların yaşamına dair ipuçları sunan çok derin bir kavram. Şimdi, İzmirlilerin sabah kahvaltılarını yaparken düşündükleri şeyler ne kadar farklıysa, eski çağlardaki insanların da sabahları hayatta kalma mücadelesi de bir o kadar karmaşıktı. Ama şunu unutmayalım: Ne olursa olsun, tarih her dönemde bir şekilde insanın içsel keşiflerine, gelişim yolculuklarına ve bu dünyadaki varlık mücadelesine tanıklık etti.
Yani demem o ki, sabahları uykusuz uyanıp, taş devrindeki adamları düşündüğümüzde, sadece bir kahve içmekle yetinmiyoruz; tarih öncesinin anlamını keşfetmeye de biraz daha yaklaşıyoruz.
Umarız “Tarih öncesi çağların anlamı nedir” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Cartoonsshop ailesiyle kalmaya devam edin!
Sizin İçin Seçtik: Takas hakkı ne zaman doğar ?